AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 güven bana olm

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: güven bana olm   Çarş. Haz. 20, 2012 7:25 pm

Julian Granville & Courtney Rodger
30 Mayıs 2012, 20.30
    “Sünger Bob aşkına Lusyo, saçların!” “Ahaha. Ne oldu?” “Aleksa, neden sana pipigörl diyorlar.” “Tanrım! Şu ortak salonun haline bak.” “İyi misin Rain? Saçların her zamankinden berbat görünüyor.” “O benim tişörtümdü seni orspu!” “Yine de kuzenimsin diye bir şey demiyorum.” “Nutella şelalesinde boğul.” “Bırakın beni beyler, Courtney ile buluşmam gerekiyor.” “YETER LAN.” “Gidiyorum.”

    Cüppesini sırtına geçirip hızla ortak salondan ayrıldı. Dimitri kankisinin patlattığı kazanın neden olduğunu düşündükleri kargaşa neyse ki çabuk geçmişti. Julian saatine baktığında hâlâ on dakikası olduğunu görmüştü. Nefesini düzene sokmaya çalışırken bir yandan da iksirin etkisiyle fazla parlayan saçlarına şekil vermeye çabalıyordu. Kıvırcıklar gözünü kapattığı için merdivenlerden çıkarken az kalsın düşüyordu ama iyi toparladı. Bir zırhın yanından geçerken şekil verdiği saçlarının onu korkutmasıyla durdu. Tanrım! Bu da ne böyle?! Hemen sol elini başına götürüp saçlarını karıştırmaya başladı. Şimdi daha normal ve daha az korkutucu görünüyorlardı. Zırhta kendine son kez bakıp boş dersliğin kapısına yavaşça yürüdü. Courtney’nin içeride olup olmadığını bilmiyordu. Kapıyı dinlemek için kulağını kapıya yasladı ve GÜM! Kapı açık olduğu için yere yapıştı. Yüzünü yerden kaldırırken Courtney’nin içeride olmamasını umuyordu. Neyse ki bugünün şanslı anı buymuş. Oda boştu. Hızla yerden kalkıp kendine çekidüzen verdi. Elini cebina atıp anahtarı çıkarmak için hamle yaptı ve… ANAHTAR YOK! İki cebini de dışarı çıkarıp birkaç Sickle’ın düşmesine neden oldu. Anahtar neredeydi lan? Cüppesinin, gömleğinin, pantolonunun cebine ve hatta boxerının içine baktı. Ama anahtar yoktu. Endişelendiğinde yaptığı gibi sol elini boğazına götürdü, biraz aşağı kaydırıp köprücük kemiğini kaşımaya başladı. O sırada eline değen kolyesinin ipiyle gözleri heyecanla parladı. Kolyedeydi. Anahtar kaybolmasın ya da çalınmasın diye kolyesin takmıştı. Kolyeyi hızlıca boynundan çıkardı ve anahtarı ipten çekip altı. Kolyesini –ablası Joy’un ona verdiği kolyesini- cebine atıp bir sıraya oturdu. Bir dakikada yaşadığı korku onu o kadar yormuştu ki Courtney’yi beklerken uyursa neler olacağını düşünüyordu. Neyse ki öyle bir şey olmayacaktı. Çünkü kapının önünde duran siluet Courtney’ye aitti. Hızla oturduğu sıradan kalkıp kızın yanına gitti. Ne yaptığını düşünmeden cadıya sarıldı ve birkaç saniye öylece durup geri çekildi. Mal mısın? –Evet. Courtney’nin ne yapacağını beklerken anahtarı elinde sıkıca tutuyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Courtney Rodger
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : safkan
Rp Partneri : Sir Moustache

MesajKonu: Geri: güven bana olm   Çarş. Haz. 20, 2012 9:18 pm


    My milkshake brings all the boys to the yard, there like it’s better than yours, damn right it’s better than yours, I can teach you, but i have to charge... Aklına takılan şarkıdan kurtulamayan Courtney şarkının beyninde yankılanan ritmiyle yatakhanede seksi dans hareketlerini sergiliyordu. Bazen aptal kız olmak için çabalamasına gerek kalmaması ne kadar da güzeldi. Onlarca kısa, dar ve straplez elbisesinin arasından gri olanı seçmişti. Tamamen dümdüz inen elbise Courtney’nin bütün hatlarını ortaya çıkarıyordu. Günlerdir topuz yapmaktan sıkıldığı saçını at kuyruğu yapıp ensesinin yanından öne doğru salarken yatakhaneden ayrılmaya hazırdı.


    Yatakhanesinin bulunduğu kuleden ana binaya hızla geçip merdivenleri yanılma numarası yapmadan geçti. Etrafta onu görebilecek kimse yoktu. Koridorun başında dersliğin kapısının açık olduğunu gördü ve Julian’ın ondan önce vardığını tahmin etti. Güzel, Courtney beklemeyi sevmezdi ve bekletenlere güvenmezdi. Kapıdan girer girmez bir sarılmayla karşılacağına dair en ufak fikri yoktu. Belki daha hazırlıklı olabilirdi. Tepkisiz kalıp sarılmanın bitmesini bekledi. Ne yapması gerektiğini bilmiyordu, çünkü Julian’ın ilginç şekildeki sevecen tavrı Courtney’e ona güvenmesi için bağırıyor gibiydi. Ama Courtney kimseye güvenmezdi, güvenemezdi. “Gel buraya.” Çocuğa tekrar sarıldı ve bir on saniye öyle kaldılar. “Sarılmayı severim ve beş saniyenin altında olanları sarılmak olarak saymam.” Dürüsttü ve gülümsüyordu. Daha fazla dırdır yapmadan dolabını açmak istiyordu. Belki insanlar hakkında topladığı onca şey Julian’ın ondan kaçmasına neden olurdu. Böylece Courtney ona güvenemeden her şey biterdi ve Courtney yaralanmazdı. HERKES İÇİN KAZANÇ! Ama bir yanı böyle bir şeyin olmasını istemiyordu. Tamamen kendisi olarak kabullenilmek istiyordu çünkü. Julian’ın sıkıca tuttuğu elinin içinde anahtarın olduğunu anladı ve yavaşça anahtarı aldı. Dolabının açılmadığından emindi. Julian’ın anahtarı aldığı elini sağ eliyle tuttu ve çocuğu dolabına doğru çekiştirmeye başladı. Dolabı açtığında peluş kediler kusursuz düzeniyle karşısındaydı. Hayatında yaptığı en iyi büyüyü şimdi Julian’ın önünde yapacaktı. Kedilerin herbirinin üzerine asasıyla harfler yazmaya başladı her biri için belirli bir harf. Aynı harfler kullanıldığında farklı şekiller. Courtney kedileri sever. Kedilerin hepsi harflerle işaretlendikten sonra küçüldü ve dolabın zeminindeki kapaktaki yerlerine oturdular. Sonra kapak yukarı doğru yükseldi. Kedili dosyaları fotoğraflar ve şifreli şekilde yazdığı kağıtlarla doluydu. Kedili Defter de aralarındaydı. Courtney’i gerçekten tanımanın sırrı kedili defterde yatıyordu. “Şansın varken kaçabilirsin veya gerçekten bugüne kadar yaptıklarıma somut delillerle tanık olabilirsin. Sonra ben sana güvenemeden sen benden nefret edersin. İkimiz de kazançlı çıkarız.”

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: güven bana olm   Perş. Haz. 21, 2012 7:26 pm

    Courtney’yi izlerken daha önce hiç böyle bir tılsım gördüğünü hatırlamıyordu. Yazılan cümle basitti; ama şekiller… Çok akıllıcaydı. Tam Courtney Rodger’dan beklenecek türden. Açılan dolabın sakladıklarına bakmak için hafifçe öne eğdi başını Julian. Tanrım! Bu kız gerçekten kedileri seviyor. “Şansın varken kaçabilirsin veya gerçekten bugüne kadar yaptıklarıma somut delillerle tanık olabilirsin. Sonra ben sana güvenemeden sen benden nefret edersin. İkimiz de kazançlı çıkarız.” Julian’ın dolabı açmak için şansı ve vakti olmamıştı. Olsaydı dener miydim? diye düşündü bir an. Üç yıldır tanımak için can attığı cadı ona bütün sırrını sunmuştu. Denerdim, diye düşündü. Courtney’yi tanımak istiyordu çünkü.

    “Rain defol git şuradan. Öğrendiğim büyülerden birini üstünde denemekten çekinme-” Sesi bir anda kesildi genç büyücünün. Dalgalı saçlarıyla önünden geçen cadıya takılmıştı gözleri. Yanından ayrılmak üzere olan kuzenini kolundan yakaladı ve “Onu tanıyor musun?” diye sordu cadıyı göstererek. Kuzeni başta tereddüt ettikten sonra ufak bir kahkaha patlattı. “Tanrı aşkına Julian! Bir kez olsun, yalnızca bir kez, akıllı birine kaptır kalbini.” İkinci sınıf bir Hufflepuff’a göre fazla olgundu kızın sözleri ama Julian öğrenmeye kararlıydı. “Tanıyor musun dedim Rain!” Gözlerini kuzenininkilere dikti, cevap gelene kadar ayırmamak üzere. “Courtney Rodger, Ravenclaw, bizden bir üst dönemde. Daha önce görmemiş olmana şaşırdım. Oysa bütün aptalları kendine çekiyorsun. Tanrım! Nasıl Ravenclaw’a seçilmiş bu kız? Neyse. Bırak kolumu da gideyim, kuzen. Kız kolunu Julian’dan kurtardıktan sonra küçümseyici bakışlarıyla onu süzüp gitti. Julian ise bahçenin bir kenarında yanında birkaç kızla oturmuş Courtney’ye bakıyordu. Aptal mı? Kızın etrafındakiler ona tapıyordu adeta. Bunu başarmanın tek yolu vardı. Akıl. Aptal olan Rain ve diğerleriydi Julian’a göre. Onu izleyeceğim ve kanıtlayacağım.

    Denemezdi. Elbette! Dolabı açmak için şansı vardı. Anahtarı aldıktan hemen sonra, yatakhaneye dönmeden önce yapabilirdi. Ama yapmadı. Courtney’nin açmasını istemediğini biliyordu. Sadece korumalıydı anahtarı. Cadının güvenini koruması gibi… Courtney o kadar akıllıydı ki, Julian bunu kanıtlayamazdı. Çünkü cadı kanıtlanmasını istemiyordu. Tanrım! Başardım. Julian dolaptan uzaklaştı. Courtney’ye döndü ve kızın ellerini kendi elleriyle sardı. Gözleri birbirini bulana kadar bekledi. Sonra yumuşak ama kararlı bir ses tonuyla aklındakilerin dudaklarından dökülmesine izin verdi. “Neler yaptığını görmek istemiyorum. Ne yaptığın, ne yapıyor olduğun umurumda bile değil. Tek istediğim gerçek Courtney’yi görebilmek. Ve ben onun bu dolapta saklı olduğuna inanmıyorum. İnsanların yaptıklarını arşivlediğin bir yerde seni bulamam, ne yazık ki. Ne yapmamı istediğini gerçekten bilmiyorum. Oradakileri okumam mı gerekiyor, yoksa buradan çıkıp gitmem mi hiçbir fikrim yok. Ama ben ikisini de yapmayacağım. Burada kalıp sana bakmaya devam edeceğim. İstemezsen sen benden uzaklaşmalısın. Ben kaçmayacağım.” Sözlerini bitirdiğinde cadının ellerini daha da sıkı tuttu. Onların kendi ellerinden çekilmesini istemiyordu ama eğer Courtney giderse hiçbir şey yapmayacaktı. Arkadaşlarının yanına dönüp tüm ciddiyetini bir kenara bırakacaktı. Yapabileceği tek şey bu olurdu çünkü.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Courtney Rodger
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : safkan
Rp Partneri : Sir Moustache

MesajKonu: Geri: güven bana olm   Cuma Haz. 22, 2012 12:20 pm


    Julian’ın sevimli kedilerle dolu ama hiç de sevimli şeyler içermeyen dolaptan uzaklaşmasını izlerken Courtney’nin kafasında her şey darmadağın olmuştu. Anlam veremiyordu çünkü her insan o dolabın içinde ne olduğunu görmek isterdi. Yani mutlaka düşmanlarınız veya dostlarınız hakkında az bilinen veya bilinmeyen şeyleri öğrenmek isterdiniz. Birilerine şantaj yapma isteği mutlaka vardır insanın içinde yani en azından Courtney öyle düşünüyordu. Dolaptaysa bu konuyla ilgili sınırsız kaynak vardı. Yanlış zamanda ortaya çıkması veya Courtney’nin paranoyakça hazırladığı güvenlik tılsımının aşılması halinde bütün okul birbirine girerdi. Hatta öylesine birbirlerine girerlerdi ki bunların hepsinin Courtney’nin dolabından çıktığı gerçeğini umursamazlardı bile. Julian’ın ellerini tutmasına izin verdi Courtney ama göz teması kurmaktan kaçındı. Hala düşünceliydi. Neden? Gözleri buluştuğunda cevabı alacağını biliyordu ama cevaptan korkuyordu. Ne diyebilir ki?! Bilemediği içindi korkusu zaten. Sonunda kafasını kaldırıp Julian’ın yüzüne bakabildi. “Neler yaptığını görmek istemiyorum. Ne yaptığın, ne yapıyor olduğun umurumda bile değil. Tek istediğim gerçek Courtney’yi görebilmek. Ve ben onun bu dolapta saklı olduğuna inanmıyorum. İnsanların yaptıklarını arşivlediğin bir yerde seni bulamam, ne yazık ki. Ne yapmamı istediğini gerçekten bilmiyorum. Oradakileri okumam mı gerekiyor, yoksa buradan çıkıp gitmem mi hiçbir fikrim yok. Ama ben ikisini de yapmayacağım. Burada kalıp sana bakmaya devam edeceğim. İstemezsen sen benden uzaklaşmalısın. Ben kaçmayacağım.”Ellerinin daha da sıkıldığını hissetti Courtney. O an isterik bir krize girmemesinin tek nedeni elllerinin üstündeki ellerdi zaten. Konuşmak için kendini zorlamadı, zamanı vardı. Julian onu bu kadar köşeye sıkıştırırken en azından zaman konusunda cimri davranmamıştı. Courtney ne yaptığını bildiğini sanıyordu. Her zaman ne yaptığını bilen sinsi bir cadı olmuştu ne de olsa ama bu sefer öyle değildi. Courtney’nin o dolapta olmadığı gerçekten doğru muydu? Bugüne kadar yaptıkları onun kim olduğunu belirlemez miydi? Yoksa tüm bunları neden yapmaya başladığı mı önemliydi. Kafası karışmıştı, kafasının karışık olmasını sevmiyordu. Her şey kristal kadar net ve parlak olmalıydı. Somut şeylerle arası hep daha iyi olmuştu bu yüzden. Ama Courtney o kutudaydı, belki dosyalarda değil ama kedili defterde. Çünkü günlüğü tek dostu olmuştu bugüne dek. Gerçekten güvendiği, kendi zihni kadar güvenli tek şey. “Gözlerime bakarak benim hakkımda hiçbir şey öğrenemezsin çünkü bu kadar iyi bir yalancıya dönüşürken ilk önce bakışlarım üzerinde çalıştım. Zihnime girebilmen gibi bir olasılık da yok. Beni gerçekten tanıyabilmenin tek yolu o dolap. Sadece neye bakman gerektiğini biliyor olman gerek.” Büyücünün ellerini bırakıp dersliğin penceresine doğru gitti. Her şeyi örten gecenin içinde dışarıdan olabildiğince ayrıntı seçmeye çalışıyordu. Bir çeşit kendini rahatlatma yöntemiydi çünkü hala isterik bir krizin eşiğindeydi. Julian’ın yanına gelmesini istemiyordu dolapta bulması gerekeni bulmasını istiyordu. Defteri alıp Courtney onu görmeden gitmesini. Courtney’nin Julian’a güvenememesi için artık çok geçti. İster istemez güvenmişti ve bu konuda o kadar acemiydi ki en büyük sırlarını tek seferde önüne sermişti büyücünün. Ne istediğini bilmiyordu ama Julian’ın yanlış bir şey yapıp onu kırmasından korkuyordu. Yanlış şeyin ne olduğunu bilmediği gerçeği vardı bir de tabi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
güven bana olm
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: İkinci Kat :: Boş Derslik-
Buraya geçin: