AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Antik Yunan 1. Grup

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Payton A. Ramolino
Mitoloji Profesörü, Ravenclaw Bina Sorumlusu
Mitoloji Profesörü, Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 757
Kan Durumu : damarımda zeus kanı var arkadaş.
Rp Partneri : mitoloji<3

MesajKonu: Antik Yunan 1. Grup   Salı Haz. 12, 2012 3:41 pm

Grup Üyeleri;

Daenerys Swarovsky
Floja Feodora,
Raymond Lawrance,
Asana Qinghai
Tabitha Toamna

_________________

peri'me teşekkürler. muah öptüm seni.
Seriously...!:
 

Immmm...Ups...:
 





En son Payton A. Ramolino tarafından Cuma Haz. 15, 2012 4:44 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Payton A. Ramolino
Mitoloji Profesörü, Ravenclaw Bina Sorumlusu
Mitoloji Profesörü, Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 757
Kan Durumu : damarımda zeus kanı var arkadaş.
Rp Partneri : mitoloji<3

MesajKonu: Geri: Antik Yunan 1. Grup   Cuma Haz. 15, 2012 4:29 pm

Tüm grup üyeleri Antik Yunan’ın baş şehri olan Atina’nın tenha bir köşesine cisimlenmişlerdi. Biraz ileride tıpkı geçen seneki gibi bir çanta ve içinde de bir mektup bulunmaktaydı. Mektupta;

“Merhaba sevgili öğrencilerim.
Bu mektubu eğer okuyorsanız çok keyifli bir maceraya başlamak için 1. aşamayı, cisimlenme aşamasını, geçmişsiniz demektir. Çantanın içinde sizlere uygun ve tabi ki o döneme uygun kıyafetler bulunmaktadır. Onları giyerseniz rahat hissedeceksiniz emin olun. Ardından ise, çantanın içinde sizler için hazırladığım bir başka sürpriz bulunmaktadır. Küçük bir sandık var ve sandığın içindeyse küçük bir yapbozun parçaları bulunmaktadır. Her bir öğrenci için bir tane yapboz parçası bulunmaktadır, lakin diğer dört tanesi kayıp. Sizin göreviniz bu kayıp dört yapboz parçasını bulmak. Keyifli aramalar.

Çevrenize dikkatle bakınmanızı öneririm sevgili öğrencilerim, kim bilir belki de tarihte ters gitmiş bir şeyleri bile değiştirebilirsiniz.

Sevgiler,
Payton Artemis Ramolino
Mitoloji Profesörü.”

Yazıyordu.

bakınız canlar!:
 

_________________

peri'me teşekkürler. muah öptüm seni.
Seriously...!:
 

Immmm...Ups...:
 



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Raymond Lawrance
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 167
Kan Durumu : Yüksek.
Rp Partneri : ....
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: Antik Yunan 1. Grup   C.tesi Haz. 16, 2012 8:47 pm

    Hafif bir esinti altın sarısı saçlarını dalgalandırdığında sıkıca kapadığı gözlerini aralamıştı. Güçlü bir ışık parçası gözlerini kamaştırdığında eliyle gözbebeklerine siper etmişti. Bedenine uygulanan baskı son bulduğunda rahat bir nefes alabildiği için memnundu. Güçlü güneş ışığı şefkatli anne sevgisi kadar sıcak ve yoğundu. Havada süzülen inci beyazlığındaki bulutlar, bu güzel güne eşlik ediyorlardı. Hafif esinti bedenini yalayarak geçmesi güzel bir his bırakıyordu. Nerede olduğunu tam olarak anlayamaması zihninde soruların oluşmasına neden oluyordu. Daha dikkatli incelemeye başladığında birkaç adım atarak kendinden fersah fersah uzaklarda olan dağı gördüğünde nerede olduğunu anladı; Atina. Dağın zirve noktasında bulunan yapı sadece tek bir yerde bulunabilirdi. Şu an Raymond o yere ayak basmıştı. Antik Yunan’a oldukça ilgili olan genç büyücü özellikle Poseidon hakkında derinlemesine araştırma yapıyordu. Deniz aşığı olan Raymond, kıyıya vuran dalgaların çıkardığı ses, ruhunu dinlendiriyordu. Suyla bir bağlantısı olduğuna düşünen genç büyücü her fırsatta suyun bulunduğu yere giderdi. Yüzünde oluşan gülümsemeyle çevresine bakınmaya başlayan sarı saçlı çocuk, diğer grup arkadaşlarını görerek onların yanına doğru ilerledi.

    “Burası harika!” diyerek giriş yapmış, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle arkadaşlarına bakmaya başlamıştı. Raymond’un mutluluğu yüzünden okunabiliyordu. Sırıtarak çevresine bakmaya devam eden genç büyücü, her bir kareyi zihnine kaydediyordu. Bir gün tekrar buraya gelmeliydi. Gözleri, kendinden fazla uzak olmayan bir nesneye odaklandığında “O da ne?” diyerek hızla oraya koşmaya başladı. Yanına yaklaştığında nesnenin çanta olduğunu algıladığında hızla içini açarak ne sakladığına bakmaya başladı. İnce, uzun parmaklarının arasına gelen bir kağıt parçasını hızla yukarı çektiğinde bakışlarını kızlara çevirerek “Buraya gelin!” Diye seslenmişti. Cadıların yanına gelmesiyle kağıt parçasını içinde yazan yazıları okumaya başladı.

      Merhaba sevgili öğrencilerim.
      Bu mektubu eğer okuyorsanız çok keyifli bir maceraya başlamak için 1. aşamayı, cisimlenme aşamasını, geçmişsiniz demektir. Çantanın içinde sizlere uygun ve tabi ki o döneme uygun kıyafetler bulunmaktadır. Onları giyerseniz rahat hissedeceksiniz emin olun. Ardından ise, çantanın içinde sizler için hazırladığım bir başka sürpriz bulunmaktadır. Küçük bir sandık var ve sandığın içindeyse küçük bir yapbozun parçaları bulunmaktadır. Her bir öğrenci için bir tane yapboz parçası bulunmaktadır, lakin diğer dört tanesi kayıp. Sizin göreviniz bu kayıp dört yapboz parçasını bulmak. Keyifli aramalar.

      Çevrenize dikkatle bakınmanızı öneririm sevgili öğrencilerim, kim bilir belki de tarihte ters gitmiş bir şeyleri bile değiştirebilirsiniz.

      Sevgiler.
      Payton Artemis Ramolino
      Mitoloji Profesörü.


    Heyecanlı heyecanlı okuduğu yazının ardından çantanın içindeki diğer eşyaları çıkarmış ve kendisine olabilecek kıyafeti seçmişti. Tek bir parçadan oluşan beyaz üstüne işlenmiş mavi deseni olan kıyafeti kollarının arasında tutmuş, ardından ayakları için çarıkları da parmaklarıyla kavradığında cadıların yanından uzaklaşmak için “İzninizle bayanlar.” Diyerek ilerideki çalılığın arkasına doğru yönelmişti. Kızların yanına giyinmesi pek mümkün değildi. Kendisi için bir sorun olmasa da kızlar için sorun olacağı apaçık ortadaydı. Çalılığın arkasına ulaştığında hızla üzerini değiştirerek çarıkları ayağına geçirmişti. Belindeki kemeri belini kavrayacak şekilde ayarlayarak son rötuşunu da yaparak bulunduğu yere uyum sağlamıştı. “Poseidon bekle beni ben geliyorum!” Diyerek kıkırdadığında arkadaşlarını yanına dönmek için ilerlemeye başlamıştı.

    Grup bulundukları yere uyum sağlamasıyla diğer aşama için sandığı açmışlar içindeki yapbozu görmüşlerdi. Bulmaları gereken birkaç parçası vardı. “Ben kuzey yönünü alıyorum.” Diyerek araştırması gereken yeri belirtmişti. Diğerleri de yönlerini seçtiklerinde son kişi hangi yönü seçeceğini söylememişti henüz. “İstersen benimle gelebilirsin.” Hafif bir teşvikle kendisiyle gelmesini önermişti. Tabii karar onundu ancak bir an önce bu yeri araştırmak için can atıyordu.

    Kuzeye doğru ilerledikçe fersahlar kadar uzaklıkta olan Olympos Dağı’na birkaç adım daha yaklaşmıştı. Dağın üzerinde bulunan mabedi incelemeyi ihmal etmemeliydi. Ancak şu an oraya gitmesi imkânsız gibiydi çünkü araması gereken yapboz parçası vardı. Daha da kuzeye gittiği sürede su birikintisinin yanına geldiğinde suda oluşan dalgalanmalar ilgisini çekmişti. Suya üstten baktığında kendi yansımasından başka bir şey görmemişti. O anda duyduğu melodik ezgi kulaklarına çalınmıştı. Bu ezgiyi önceki dersten hatırlıyordu. Burada bir şeylerin olduğuna emindi; ama ne olduğunu kestiremiyordu. Mavi Ateş’ini parmaklarıyla kavradığında, asasını suyun yüzeyine değdirmişti. Belki de ufak bir büyünün yardımıyla aktifleşmesi gerekiyordu…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Floja Feodora
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 857
Kan Durumu : Safkan
Rp Partneri : SQ
Özel Yetenek : Veela.
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Antik Yunan 1. Grup   Ptsi Haz. 18, 2012 11:36 am

Ayaklarımın yere bastığını hissedince, hiç kıpırdamadan gözlerimi araladım. Güneş ışığı gözlerimi biraz rahatsız etse de, birkaç saniye içinde ışığa alışmıştım. Güneş, insanın tenini tatlı tatlı yakarken, esen serin rüzgarla bedenine, ruhuna bir rahatlık katıyordu. Burasını şimdiden sevmeye başlamıştım. Etrafın sessiz, sakin ve tenha olduğu apaçık belli oluyordu. Nerede olduğumu pek kestiremiyordum ama, derste doldurduğumuz formdan sonra, Yunanistan’ın bir yerlerinde olduğumuzu düşünüyordum. Kulağıma çalınan dalgaların sesi, beni biraz daha rahatlatıyor gibiydi. Denizi severdim. Her ne kadar Fransa’da deniz olsa da, buranınki gibi kokusunu burnuna getirmiyordu insanın. Diğerlerini görünce, birkaç adımda yanlarına vardım.

Ravenclaw’lı Raymond’un konuşmasıyla bakışlarımı ona doğru çevirdim. Suratının ortasına yerleştirdiği gülümseme yüz metre öteden bile belli olurdu doğrusu. Ben de mutluydum ama yanımda pek fazla tanımadığım kişiler olduğu için de biraz huzursuzdum. Gözlerimi kapatıp, derin bir nefes aldım ve Raymond’un koşarak uzaklaşmasının ardından, koşar adımlarla onu takip etmeye başladım. Vardığımız yerde, bir çanta vardı ve içinde ne olduğunu deli gibi merak ederken sarışın büyücü hiç vakit kaybetmeden çantayı açmış ve içinde duran mektubu kaptığı gibi okumaya başlamıştı.

Mektubu dikkatle dinlemiştim. Oldukça heyecanlı ve ilginç bir maceranın bizi beklediğini düşünüyordum. İlk önce, eğilerek çantanın içini biraz kurcaladım ve beyaz bir elbise çektim. Bunun bana olacağına adım gibi emindim. Tek kollu, dizlerde bir elbiseydi. Belinde, altın işlemeli bir bölüm vardı ve dizlere kadar ince pililer şeklinde dökülüyordu. Çantayı biraz daha kurcaladıktan sonra, –benden önce kimse davranmadan çantaya saldırmıştım!- içinden beyaz, düz taban, bacağı saran bağcıkları olan bir ayakkabı bulmuştum. Hemen yere çömelip ilk önce ayakkabıları geçirmiştim ayağıma. Ayağa kalkıp şöyle bir baktıktan sonra, bana yakıştığını fark etmiştim. Raymond uzaklaşında, üzerimdeki elbiseleri tek tek çıkardım ve bakışlara aldırmadan beyaz elbiseyi de sırtıma geçirdim. Etekleri tutup, kızlara doğru döndüm. “Nasıl olmuş” Hafif sırıttıktan sonra, diğer eşyaları kucaklamıştım.

Herkes tamam olunca, -yine Raymon lafa atmamıştı- hemen yönünü seçmişti. Hiç vakit kaybetmeden, “Güney benimdir.” diyerek seçimimi yapmıştım. Ardından, çantanın içinde bulunan sandığı almış, kapağını açmış ve kendim için bir parça seçtikten sonra diğerlerine uzatmıştım. Parçam, köşe bir parçaydı! En sevdiklerimden. Güneye doğru ilerledikçe, dalga sesleri daha da artıyordu. İlerledikçe, merakım daha da artıyordu ve bunu sevmiştim. Sahile indiğimde, önümde bir gemi yıkıntısı gördüm. Parçaları oraya buraya dağılmış olmasına rağmen, gemi oldukça temiz görünüyordu. Buralarda kimsenin yaşamıyor olmasından da emindim. Gemiye doğru birkaç adım attıktan sonra, insanın nefesini kesen bir çığlık doldurdu kulaklarımı. Asamı çıkarıp, etrafıma bakınmaya başladım.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Antik Yunan 1. Grup
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Beşinci Kat :: Mitoloji Dersliği-
Buraya geçin: