AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 tam da aşktan bahsetmişken

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: tam da aşktan bahsetmişken   Salı Mayıs 29, 2012 5:16 pm

    Julian Granville & Courtney Rodger

    “Âşık olmakla âşık olduğunu sanmak arasında koca bir uçurum vardır. Lakin hangisi olduğunu anlamak oldukça güçtür. Ben hâlâ anlayamadığım için öyle diyorum. Gözlerimin sürekli takip ettiği kişiye âşık mıyım, yoksa bu imkânsızlık bana ilgi çekici mi geliyor? İçine düştüğüm durumu anlamak konusunda hiç iyi değilim ve ne yazık ki danışmanım yanımda değil. Bazen ablamı düşünüp ‘şu an yanımda olsaydı bana ne derdi?’ diyorum ama yine de işin içinden çıkamıyorum. Yakışıklıyım değil mi? Elbette öyleyim fakat gel gör ki bunun bana bir şeyler kazandırdığından şüpheliyim. Birinci sınıfta elimdeki kâğıtların her boşluğunu o kızın ismiyle doldururken ahmak arkadaşlarımın benimle dalga geçmesini hatırlıyorum da, onları duymazdan gelerek ne kadar iyi yapmışım. Şimdi hepsi bir kızı bırakmadan diğerini arayabilecek kadar aşağılıklar. Tek yaptıkları kendilerini tatmin etmek, üstelik bunu başka birinin canını yakarak yapacak kadar da iğrençler. Her neyse, anlatmaya çalıştığım şeyden bir hayli uzaklaştım. Diyordum ki âşık olduğumu nasıl anlayacağımı bilmiyorum. Sürekli âşık olduğumu sanıyorum, aşkı tattığımı, hissettiğimi, yaşadığımı… Sonunda da büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Aşk bu değil diyorum. Aşk can acıtmak için doğmuş bir duygu değil. Aslında aşkın sadece bir duygu olduğu gerçeğini kabullenmek istemiyorum ama ablama her zaman güvenirim. Neyse, yanılıyorsa eğer bunu öğrenmek için uzun bir hayat var önünde. Ah evet, aşk diyordum. İşte bu aşk denen şeye yine kapıldığımı düşünüyorum. Umarım bu sefer gerçekten âşığımdır. Çünkü her hayalimin sonunda kalbimin kırılması beni tüketiyor. Şimdi şöyle bir düşününce yine hayal kırıklığına uğrayacağım ama bu sefer karşılık bulamayacağım için. O vakit âşık olmamış olmayı mı dilemeliyim? Kafam karıştı.
    29.05.2012”

    Elindeki defteri yavaşça kapattı genç büyücü. Kendini boşlukta hissetmesi gerekirdi, kafası karıştığında hiçbir şey düşünemezdi. Ama şu an beyni o kadar doluydu ki bunun ona armağan etti baş ağrısını ancak fark edebilmişti. Yazarken her şeyden soyutluyordu kendini. Ellerini şakaklarına götürüp dairesel hareketlerle başını ovdu. Siyah tüy kalemi ve mürekkebini çantasına atıp yazdıklarını tekrar okumaya başladı. Okuduğu her kelime aklındaki kargaşaya katılıyor ve rahatsız edici ağrısını çoğaltıyordu ama yine de defteri okumayı bitirdiğinde huzurluydu. En azından ne yapacağını anlamıştı. Joy’a mektup yazacaktı. Ablasıyla arasındaki bu ilişkiden memnundu. Cadının Avusturalya’da olduğu düşünülürse aralarında bağın kopmaması Julian’ı mutlu ediyordu çünkü ihtiyacı olan tek kişinin Joy olduğunu biliyordu. Ortak salona döndüğünde mektubu yazacaktı ve şimdiden aklından sıraya dizilmiş sözcükler geçiyordu. Oturduğu pencereden dışarı baktı bir an, geç olmuştu. Kolundaki saate bakınca saatin yedi buçuk olduğunu gördü. Henüz bir buçuk saati vardı. Elindeki defteri pencere pervazına bıraktı ve yavaşça camı açtı. Hava soğuktu ama sınıftaki toz Julian’ı rahatsız etmişti. Atkısını boynuna bir kez daha doladı ve kollarını kavuşturup net olmayan Ay’a baktı. Hava henüz onu ortaya çıkartacak kadar kararmamıştı. Tam bu saatler Julian’a göre kasvetti. Kasvet ne diye sorsalar ‘Ay ihtişamını göstermeden iki saat öncesi’ diye tasvir ederdi. Şimdi de bu kasvet içini sarmışken dersliğin kapısı hızla açıldı ve aynı hızla kapandı. Sessiz odayı kesik nefesler doldururken Julian şaşkınlıkla kapıya sırtını dayamış kıza bakıyordu. Courtney Rodger. Tam da aşktan bahsetmişken.


En son Julian Granville tarafından Çarş. Mayıs 30, 2012 11:27 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Courtney Rodger
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : safkan
Rp Partneri : Sir Moustache

MesajKonu: Geri: tam da aşktan bahsetmişken   Salı Mayıs 29, 2012 6:10 pm


    Çantasından düşen su şişesinin çıkardığı sesle irkilen Courtney bakışların olduğu yöne dönmesine fırsat vermeden koşmaya başladı. Neyse ki koşmaya başlamadan önce su şişesini tekrar çantasına atabilmişti arkada bırakacağı herhangi bir iz senelerce üzerinde ustalaştığı aptal kız imajını bir anda çöpe atabilirdi. Şapkasının arkasından çıkan küçük topuzu gecenin kamufle edeceğini umuyordu. Çuvalladığı sayılı zamanlardan biriydi ve alışkın olmadığı için yine paniklemişti. Daha uzun süre koşabilmek için nefesini düzenlemeye çalışırken yaklaşan adım seslerini duydu. Nefesiyle ilgili düşündüğü her şeyi unutup hayatında koşmadığı kadar hızlı koşmaya başladı. Neye bulaştığından emin değildi neyi izlediğinin de bilincinde değildi ama büyük bir şey olduğu kesindi. Hogwarts’a girdiğinde işi kolaylaşmıştı girilebilecek onlarca koridor vardı muhtemelen izini kaybettirebilirdi. Ne olup bittiğini anlayamadan kendini ikinci katta buldu. Peşinden koşan çocuk merdivenlerdeydi. İzini kaybettirmek için tek şansı burada bir yere sığınmaktı. Boş dersliğin kapısını açıp içeri bir kedi gibi girerken kapıyı hiç açılmamış gibi olabildiğince sessiz şekilde kapattı ama bir sorun vardı. Julian Granville. V. Sınıf, Hufflepuff. Bugüne kadar Courtney’nin dedikodu radarına takılmayan sayılı kişilerdendi. Nasıl biri olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktu ama şu an Courtney’i dışarıda bekleyenden çok daha az tehlikeliydi. Hızlı adımlarla çocuğa yaklaşıp bir eliyle ağzını kapattı ve diğer elinin işaret parmağıyla susmasını söyledi ve olabildiğince sessizce bir şekilde çocukla yere devrildi. Nefes nefeseydi ve çocuğun adeta üstündeyken bir eli hala ağzını kapatıyordu. Kapının açılmasıyla nefesini tuttu ayrıca çocuğun da burnunu tıkadı ve tehlikenin geçmesini bekledi. Kapı kapandığında dağılmış topuzundan yana doğru dökülmüş saçlarını arkasına atıp çocuğun üstünden kalktı. Julian’ı ne kadar süre nefessiz bıraktığını bilmiyordu ama çocuk hala yaşıyordu. Gerçi şimdi ona bir açıklama borçluydu belki de ölmesi daha iyi olurdu. Dersliğin arka tarafındaki küçük gizli dolabına doğru ilerlerken kafasında nasıl bir açıklama yapacağını planlıyordu. Çektiği fotoğrafları dolabına yerleştirdi ve dolabı kilitledi. Bu sırada izlendiğinin farkındaydı ama zaten yeterince batmıştı. “Sessiz kalmak için ne istiyorsun Julian, kendimi kurtarmak için çabalayıp daha da batmak istemiyorum. Ve evet ismini biliyorum ayrıca herkesin sandığı gibi aptal değilim.” Hem fiziksel hem de psikolojik olarak yorgunluğu Courtney’de uğraşacak güç bırakmamıştı olacığını düşündüğünden çok daha zordu her şey artık ve çıkışı yoktu. Çocuğun gözlerine bakarken ne düşündüğünü anlamaya çalışıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: tam da aşktan bahsetmişken   Salı Mayıs 29, 2012 7:36 pm

    O kadar yakındılar ki… Julian kızın ritimsiz kalp atışlarını çok net duyuyordu. Ellerini iki yana açmış ağzındaki elin sahibine bakarken içindeki kargaşa büyüyordu. Kendini yerde bulduğunda cadının bedenini tüm canlılığıyla hissedebildiğini fark etti. Mükemmel bir şeydi bu. Gözleri kızın siyah gözlerine kilitlendi ve bir süre hiç ayrılmadı onlardan. Ta ki kız onu bırakıp dersliğin öte ucundaki karanlık bir köşeye eşyalarını gizlemek için gidene kadar. Julian doğruldu ve cüppesindeki tozları silkeledi. Cadının ona doğru geldiğini fark edince dağılmış saçlarını gözlerinin önünden çekti ve aptal gülümsemesini silmek için çabaladı. Kızın ona söylediklerini anlaması fazla zaman almadı. Onun aptal olmadığını biliyordu elbette ve bunu birden söyleyerek kendi aptallığını kanıtlamıştı. “Tahmin etmiştim.” Uzun ve sinir bozucu bir sessizlik, “Yani, elbette değilsin. Çok güzelsin.” Daha uzun ve daha sinir bozucu bir sessizlik. Tanrım, bana yardım et ve konuşmamı engelle! Yalvarıyorum. Başka bir şey söylememek için bütün odayı tararken gözüne çarpan ilk sandalyeyi çekip Courtney’nin yanına bıraktı. Kızın koştuğu belliydi ve aptal bir yardım etme isteğiyle doluydu Julian. Kızın oturması için yana kayıp tekrar pencerenin önündeki yerine döndü ve yanındaki cadıya fark ettirmeden defterini çantasının altına sakladı. Ve… olanları ancak idrak ediyordu. Courtney Rodger’la boş bir derslikteydi, kız onun adını biliyordu ÜSTELİK ona ne istediğini sormuştu. Üç yıldır her hareketini izlediği, her şeyini araştırdığı, peşinden ayrılmadığı kız onun hakkında bir şeyler biliyordu. Julian tüm takip işini gizli saklı yaptığını sanıyordu. Halbuki Miss Rodger’ın gözünden hiçbir şey kaçmadığını biliyordu, bu aptallığı nasıl yapabilmişti? Şimdi aklını bu soru kurcalarken gözlerini geceye dikti. Kızın olduğu tarafa bakmak istemiyordu. Julian’ın ona olan ilgisinin ne kadarını bildiğini onun gözlerinden anlayacaktı ve bunu öğrenmek istemiyordu. Tabii ortak salona kaçamazdı da. Bu anın bu kadar erken ve bu şekilde olacağını düşünmemişti. Courtney’le konuşmayı bile düşünmemişti. Ama işte oluyordu ve birazdan daha da büyük bir şeyler olacaktı. Julian hissederdi, şimdi de hissediyordu işte. Derin bir nefes aldı ve İsis bana yardım et lütfen diyerek söze girdi.

    “Ne için susmam gerekiyor? Yani eğer konuşsaydım bunu çok önceden de yapardım değil mi? Seni izlediğimi biliyorsun, senin hakkında birkaç özel şey biliyorum tahmin edersin ki. Hiçbir şey istemiyorum çünkü az önce olanlar –birilerini gözetlemenden bahsediyorum- benim için olağan şeyler. Yani umurumda değilsin demek istemiyorum, yanlış anlama. Ama seni tanıdığımı düşünüyorum, biraz tabii. O yüzden bana bir şey vermek zorunda değilsin. Seni üzmeyecek kadar değer veriyorum sana.” Gerçekten söylemişti. Son cümle gerçekten dudaklarından dökülmüştü. Teşekkür ederim İsis. Alayla camdan dışarı, kara gökyüzüne baktı. Batırmıştı. Ama yine de içinde bir yerde bir huzur hissediyordu ve bu huzur Ay’ın parlak ışığını görünce bütün hücrelerine yayıldı.


En son Julian Granville tarafından Çarş. Mayıs 30, 2012 11:27 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Courtney Rodger
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : safkan
Rp Partneri : Sir Moustache

MesajKonu: Geri: tam da aşktan bahsetmişken   Salı Mayıs 29, 2012 8:16 pm


    Çok güzelsin. Courtney her zaman güzel olmuştu ergenliğinin en iğrenç dönemini bile yaşıtlarından bin kat iyi atlatmıştı. Hiçbir zaman fazla kiloları olmamıştı veya bıyıkları veya tek kaşı. Her zaman güzeldi ve bunun ona söylenmesi umrunda değildi. Ama hayal kırıklığına uğramıştı bir şekilde Julian’ın onda fazlasını gördüğünü düşünmüştü. Bu kadar süre onun tarafından izlendiğinin farkındaydı elbet ama sadece bir obje olarak görünmüş olacağı aklının ucundan geçmemişti. Bugün üst üste iki kez çuvallamıştı. Belki de artık sandığı kadar iyi değildi ya da gerçek Courtney yavaş yavaş ona sırtını çeviriyordu. Her zaman korktuğu gibi sonsuza kadar aptal kabuğunda kalacaktı belki de. Julian’ın istek hakkını fark etmesini bekledi sessizlikte. Duyduklarından sonra veremeyeceği bir şey istemeyeceğinden neredeyse emindi. Ondan güvenini veya gerçekleri istemeyecekti çünkü veya onu gerçekten tanıyabilmek için bir şans. Seni tanıdığımı düşünüyorum, biraz tabii. Julian’ı bölmemek için kendini zor tuttu Courtney. Onu kendisinden başka kimse tanımıyordu. Biraz bile. Sürtük ve aptal kimliğinin arasında kaybolmuşluğunun ve aradaki kişinin kimse farkında değildi. Courtney dışarıdaki aptallar için aptalın teki biraz daha zeki olanlar içinse tam bir sürtüktü. Kendisi içinse hiçbiriydi bunun onu hangi sınıfa koyduğundan emin değildi. Seni üzmeyecek kadar değer veriyorum sana. İnsan gerçekten tanımadığı birine gerçekten değer verebilir miydi? Courtney gibi bir aptala ya da bir sürtüğe? Kafası karıştıkça kendisini tekrar çuvallıyor gibi hissediyordu. Sırf bu yüzden Julian’dan nefret edebilirdi. Kafasını fazla karıştırıyordu. Bulanık bir şeyin ayrıntılarını görmeye çalışıyor gibiydi ve midesindeki bulantı kendini göstermeye başlamıştı bile.

    “Ah, bana değer veriyorsun. Beni “biraz” olsun bile tanımamana rağmen. Hayır Julian “aptal kız imajının ardına saklanıp ortalığı karıştıran kız” olduğumu bilmen benim hakkımda gerçekten bir şeyler bildiğin anlamına gelmez. Ben bile kendimi tanıyamıyorken senin biraz olsun beni tanıdığını söylüyor olabilmen komik. Nasıl ben de bir objeden veya bir sürtükten fazlasını görebileceğini düşündüm bilmiyorum ama yanılmışım. Evet, beni izlediğini de biliyorum birbirimizi kandırmaya gerek yok anlayabileceğin gibi ben de sana fazlasıyla dikkat etmişim. Ama yanıldığım için mutluyum en azından kendi içimde hala kendimle güvendeyim.” Bir şizofrenin günlüğünden alınmışçasına çıkan sözlerine aldırış etmedi. Tamamen dürüst olmuştu. Sonrasını düşünmüyordu, söylediklerinin nelere yol açabileceğini. Ağlamak üzere olduğunu fark edip kendini sıktı. Sulugözlüğü belki aptal Courtney için iyiydi ama şimdi zayıflık gösteremezdi. Hem neden ağlamak üzere olduğunu da bilmiyordu. Bulanıklığın içindeki ayrıntıları anlamaya çalışırken midesinin bulantısı yetmezmiş gibi başı da ağrımaya başlamıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: tam da aşktan bahsetmişken   Çarş. Mayıs 30, 2012 11:26 am

    Hiçbir şey hayal edildiği gibi olmaz. Gelecekte olacağı düşünülen bazı anların hayali o kadar kusursuzdur ki o anı gerçekten yaşarken büyük bir düş kırıklığı hissedilir. Yaşamamış olmak dilenir. Ya da zamanlamanın yanlış olduğu ileri sürülür. Fakat her şey o kadar yerindedir ki anı yaşayan zat bu bahanelerinin gereksiz bir kurtuluş çabası olduğunu anlar kısa zamanda. Nafile çırpınışlarının onu yaşadığı olaydan çekip kurtarmayacağını, kurtaramayacağını bilir. Bu yüzden bir süre sonra pes edip battığı yerden çıkmak yerine olacakların vuku bulmasını bekler. Ya daha dibe gömülür ya da tertemiz kurtulur. Ortası yoktur. Ya siyahtır ya beyaz. Gri bulanıktır yalnızca. İki zıtlığın birbirini bulmasıyla oluşmuş kirli bir renk. Dip beyazdır, kurtuluş siyah. Bazen kurtuluş için ışığa gidilir ama en vahim durumlar karanlıkta meydana gelir. Işık olmadığında karanlıkta ilerlemekten korkmamak gerekir. Lakin ne zaman hangisini seçeceğini bilmek de akıl işidir.

    “O zaman izin ver tanıyayım.”
    Julian beyazı tercih etmişti. Kendi içindeki kargaşaya kulak asmakla ne kadar iyi ettiğini bilmiyordu ama hissettiği huzur onu terk etmediği sürece mantığını değil kalbini dinleyecekti. Ne kadar batarsa batsın devam edecekti. Pencerenin önünden indi ve onu izleyen cadıya yaklaştı yavaşça. Ondan biraz daha uzundu, tam yanına geldiğinde ellerini kızın kollarına koydu. Aklından o kadar çok şey geçiyordu ki, her bir düşünce öne çıkmak için Julian’ın kafasında bağrıyor ve baş ağrısını arttırıyordu. Aralarında en güçlü olanı ona saçmalamaması ve hemen çıkıp yatakhanesine dönmesini emrediyordu. Ama Julian hâlâ huzurluydu ve hareketlerini yöneten şey kalbiydi. “Lütfen kendini benden soyutlama. Bana bir kapı aralarsan, kim bilir belki ikimiz de Courtney’yi tanıyabiliriz.” Bunun ne tür bir teklif olduğunu sordu kendine. Yıllarca düşündüğü şey değildi bu ama yine de her şey için bir başlangıçtı. Hatta bu şekilde Julian kendi duygularını gerçekten anlayabilirdi. Evet, şu an istediği tek şey buydu. Gerçekten ne istediğini anladığında yüzünde bir gülümseme belirdi lakin gözlerindeki yalvarış hâlâ yerindeydi. Kollarını tuttuğu cadının bir tepki vermesini bekliyordu heyecanla: iyi ya da kötü. Gariptir ki kararın ne olacağını umursamıyordu. Hâlbuki tüm isteğinin cadıyı tanımak, kendisinin ne hissettiğini belirlemek olduğu düşünülürse bu pek vurdumduymaz tavrı fazlasıyla yanlıştı. Yine de içinden ona fısıldayan bir ses onun tatmin olduğunu söylüyordu. Bundan sonra ne olursa olsun kabul edecek ve aklındaki soru işaretlerini silmek için daha fazla uğraşacaktı. Sonra tekrar deneyecekti. Ta ki ne hissettiğini anlayana kadar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Courtney Rodger
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : safkan
Rp Partneri : Sir Moustache

MesajKonu: Geri: tam da aşktan bahsetmişken   Çarş. Mayıs 30, 2012 4:22 pm


    Neden? Courtney’i tanımak riskli olmalıydı. İçinde ne olduğunu bilmediğiniz şüpheli kutunun içindeki ne işe yaradığını bilmediğiniz eşyalarla uğraşmaktan farksızdı çünkü Courtney’i tanımaya çalışmak. Arada sıkışmışlığı ve kendisiyle çelişmesine neden olacak onca şey yeterince kafa karıştırıcı değil miydi. Julian madem dikkatli bir izleyiciydi neden böyle bir şeye bulaşmak istiyordu ki. Courtney, Julian’ı tanımak istemiyordu. Şimdiden başını ağrıtabilecek kadar anlamsız geliyordu çocuğun davranışları tanımaya çalışıp kendine acı çektirmesi anlamsızdı. Ne de olsa Julian sadece bir yabancıydı. Okulun koridorlarından her gün geçen onlarca öğrenciden biri Belki onun hakkında diğerlerinden daha fazla şey biliyordu. Courtney’nin herkes hakkında bir şeyler bildiği gerçeği göz önünde bulundurulduğunda gerçekten çocuğu tanıyor sayılırdı aslında. Yine de birer yabancıydılar. Birbirleri için hiçbir değerleri olmamalıydı. Yana attığı saçlarını karıştırırken göz temasından kaçınıyordu. Ne yapacağını bilmiyordu. Julian ona “aşık” olabilir miydi? Hayır, kim doğru düzgün konuşmamış olduğu bir insandan hoşlanabilirdi ki. Basit bir takıntı olmalıydı. Courtney bir çok kişi tarafından izlenirdi hatta ilgi bazen gözünü kör edip onu şımartabilecek kadar fazla olurdu. Ama hiç biri ona aşık değildi, olamazlardı da. Julian farklı olabilir miydi? Diğerlerinden, anlamsız olan her şeyden farklı. Yoksa Courtney’nin haline acıyıp ona yardım mı etmeye çalışıyordu. Çelişkisini, çektiği acıyı görüp Courtney’e acımış olabilir miydi? Düşündüğü hiçbir şeyin mantıklı gelmemesiyle iyice sinirleri bozulurken saçları da adeta düğüm olmuştu. “Yaptığın hiçbir şeye anlam veremiyorum altın çocuk. Sadece kafamı karıştırmak için mi burdasın?” Belki de aptal gibi görünmek için fazla çabalamasına gerek yoktu Courtney’nin. Çözemediği bir şey çıkmıştı sonunda karşısına, pekala arkasını dönüp gidebilirdi. Zaten Julian’ın konuşmak gibi bir niyeti olmadığı ortadaydı. Hem konuşsa bile inkar ederdi, aptal kız olmanın sağladığı güven çocuğun sözlerini rahatlıkla bastırırdı. Çantasından tuzak dolabının anahtarını çıkardı ve çocuğun eline yerleştirdi. Julian anahtarı kullanıp Courtney’nin dolabını açarsa bulacağı tek şey peluş kedi oyuncakları olacaktı çünkü gizli bölme kedilerin durduğu yerin altındaki gizli çekmeceydi ki onun için de ayrı bir kilit vardı. Julian dolabı açarsa ertesi gün fark edecekti çünkü kedilerin hepsi düzensiz gibi görünse de aralarında bir örüntü vardı. “Yarın gece on birde anahtarla birlikte burda ol. Beni bulamazsan ya sana hiç şans vermemiştim ya da bir şekilde şansını kaybettin demektir altın çocuk. İsis yardımcın olsun çünkü bana bulaştığın için fazlasıyla ihtiyacın olacak.” Yavaşça arkasını dönüp ilerledi ve kapıdan çıktı. Tam olarak ne yaptığının bilincinde değildi yine de yapabileceğinin en iyisini yapmış gibi geliyordu. En azından Julian’ın güvenilir olup olmadığı hakkında bir ipucuna sahip olacaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: tam da aşktan bahsetmişken   Paz Haz. 03, 2012 6:28 pm

Bitmiş olsun bu RP, biz yenisine başlayacağız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
tam da aşktan bahsetmişken
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Batistanın WWE'den Ayrıldıktan Sonraki İlk Açıklaması !

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: İkinci Kat :: Boş Derslik-
Buraya geçin: